Port Barton

El Nido’dan Port Barton’a geçmek altı yüz peso. Şimdilik günde iki sefer yapıyorlar. Biletler her köşe başında satılıyor. Ben, yolda yürüken tur yaptığımız acentacı kızı görünce ondan aldım. Bu kapıdan kapıya değil, otogara kendi imkanlarınla, tricycle’a on beş, yirmi peso verip gidiyorsun. Port Barton yolunda Roxas yakınlarında bir mola verdik. Yolculuk dört saatten fazla sürdü.

Port Barton’a üç sene önce bir arkadaş gitmişti ve çok beğenmişti. O arkadaş burada birlikte olduğumuz mahalleden abimize bunu söylemiş, o da fotoğraflarını görmüş ve buraya aşık olmuştu. Altı aydır her an durup durup “Port Barton, Port Barton’a gitmeliyim” diyor, Palawan adasının bu güzide kasabasının rüyalarımıza girmesine neden oluyordu..

Neyse sonunda, üstelik onunla birlikte geldik.. Kasabaya gelir gelmez, turizm ofisine davet ettiler ve çevre vergisi olarak bir elli peso aldılar. Karşılığında bir kart verdiler. Bu kart önemli, adalara turlara giderken liman görevlisine göstermek gerekiyor, kaybedersen yenisini alacaksın.

Port Barton hala gelişme aşamasında bir kasaba, yolun yapılması gelen turist sayısını artırmış, kaldığım hostelin sahibesi “sen tecrübeli bir turizmcisin, burası bir Boracay olur mu?” diye soruyor. Bir başkası “San Vicente havaalanı açılınca asıl orası olacak. Tüm zenginler arsaları kapattılar” diyor. Duyduğuma göre Boracay’ın yatırımcıları buraya el atmışlar. Havaalanının açılmasına az kalmış. Neresi Boracay olacak bilemem ama burada haritaya bakınca her taraf plaj ve hepsi birbirinden güzel.

Kasabanın iki tane caddesi var, o kadar. Bu hafta bir festival varmış, ana caddenin bir bölümünü kapatmışlar ve derme çatma alışveriş, yemek standları kurmuşlar. Kaldığım dört gün boyunca akşamları okulun basket sahasında gösteriler oldu. Gösterilerde; öğrencilerin kıyafetlerindeki fakirlik, şovlardaki acemilik hem sevimli hem yürek yakıcı idi. Ama sonuçta insanlar eğleniyorlardı. İlk gün öğrenciler, ikinci gün otel müşterileri, üçüncü gece de turistler için dans ve müzik gösterileri yaptılar. Son gün “Miss Gay” seçimi varmış, onu kaçırdık. Filipinler koyu Katolik bir ülke ama böyle ufak bir kasabada bu çeşit bir etkinliğe gösterilen tolerans dikkat çekici..

İlk gün, sabahın yedisinde izcilerin bandoları ile uyandık. Gerçi uyanmak için onlara gerek kalmamıştı, komşunun horozu sabahın köründe o gür sesiyle ötmeye başlamıştı. Yan ranzada yatan Fransız kız “n’olur biri şu horozu boğsun, yok etsin” diye yalvarıyordu.

Neyse dönelim başa.. Buraya rezervasyon yaptırmadan geldik. Turizm ofisinin elemanı yardım etti. Arkadaş için Nellie’s House adında güzel bir yer ayarladı. Odalar bin peso. Ben ise ucuz dormitory isteyince, bir yere telefon etti. Gerbise Pension Guesthouse’un sahibesinin kocası geldi. Şimdi kocası olduğuna göre o da sahibi değil mi diyeceksiniz. Eleman öyle dedi, fiyat pazarlığını karısı ile yaptık. Kadının kocaman nalbur dükkanı var, daha genç olan koca, sanırım, iç güveysi gitmiş. Kocalık görevleri dışında, getir götür işlerini de yapıyor. Biraz pazarlıktan sonra dört gece için bin pesoya anlaştım. İlk gece benden başka üç kız vardı, iki gece yalnızdım. Son gece üç tane genç geldi. Yani tıklım tıklım olmadı. Gece hava serindi, fanları bile çalıştırmadık..

Elektrik ve İnternet

Şimdi fanlar deyince Port Barton’da elektrik akşam altıdan gece yarısına kadar. Gerçi festival haftası nedeniyle son iki gece bunu sabah altıya kadar uzattılar. Telefon’un şarjını idareli kullanmak lazım. İnternet idare eder, hava açıksa 4G çalışıyor. Yoksa yağmurda kesiliyor, yavaşlıyor.

Gerçi burada, şu an bulunduğum Puerto Princesa’da durum aynı. Dün yağmur yağdı, İnternet teklemeye başladı. Filipinler’de bu sene İnternet bayağı hızlanmış, geçen sene bayağı problemli idi. Globe’dan LTE yani 4G aldım, 4GB adil kullanım kotalı paket PHP 599 (₺45). Buna artı 1GB Spotify, Youtube, Instagram, Facebook falan seçtiğin bir uygulamayı da bedava veriyor. Facebook zaten videolar hariç bedava. En iyisi diğerlerinden bir tane seçmek. Paketleri havaalanından alabilirsiniz. İki şirket var; Smart ve Globe. Genel olarak Globe biraz daha iyi gibi. Bir çok arkadaş soruyor, simkart değiştirince Whatsapp ne olacak? Çalışması için hiç bir şey yapmanıza, özellikle numarayı değiştirmenize gerek yok. Bu da ek bilgi olarak burada dursun.

Airportside hostelde fiber olduğunu anladığım bir bağlantı var. Her yerde Wi-Fi isimlerinde PLDTHOMEFIBR yazdığını görüyorum, ilk gün ölçtüm hız (download ve upload) 50 mbps idi. Zaten hemen bir sürü download yaptım. Müthiş. Dün bir sağanak yağdı, kesildi, geldi ama yavaş.. bugün düzeldi ama her sayfaya girmeden önce bir takılıyor, sonra hızlanıyor. Şimdi başka bir serverden ölçtüm, download 16 mbps upload 22 mbps. Normalde upload hep çok düşük olur, ilginç bir sonuç.. Sonuç olarak Palawan’da pek İnternet sorunu yaşamadık.

Plaj

Neyse yine dönelim Port Barton’a, ilk günü plajda geçirdik. Kum güzel, yumuşak. Deniz kumlu, berrak değil. Koy çok kapalı, sanırım rüzgarın durumuna göre bu berraklık olayı değişiyor. Ortalarda biraz dalga var ama kenarlar sakin. Bir de hemen derinleşiyor. Ama yine de yüzme bilmeyenlerin rahat takılacağı bir alan var.

İkinci gün adalar turu yaptık. Burada da A, B, C ve D var. Arkadaşlar özel tur alalım dediler, kaptan ortaya karışık bir şey yapıyormuş, 2500 peso verdik. Ayrıca maske ve şnorkel için adam başı yüz peso. Maske ve şnorkel burada dahil değil. Coron’da da dahil değildi. Yani bir şnorkel turuna çıkmadan önce mutlaka ekipman dahil mi, değil mi? sorun. Normal turlar 700 peso, artı şnorkel ile 800’e geliyor.

Açık söylemek gerekirse şnorkel burada, El Nidoya’a göre çok daha iyi. Mercanların , balıkların zenginliği falan. German adası yakınında kocaman bir kaplumbağa gördük. Son durduğumuz kum adasında ise deniz yıldızları.

Yemek El Nido ile karşılaştırılamazdı, idare ederdi. Balık istemiştim, tavuk verdiler. Ben ısrar edince eleman bir yerden iki balık buldu verdi. Erken yediğimiz için miktar pek önemli olmadı.

Üçüncü gün, bir saat yürüme mesafesinde dedikleri White Beach’e gidecektik ama sabah çok yağmur yağınca, toprak yol çamur olmuştur diye yine plajda kaldık.

Yol yapılınca Port Barton’dan Puerto Princesa’ya iki şirket minibüs seferlerine başlamış. Bilet 350 peso. Minibüs bizi önce otogara götürdü. Bir kaç kişi havaalanına götür deyince, hiç itiraz etmeden devam etti. Ben de aynısı söyledim, çünkü kalacağım Airportside Inn havaalanına yürüme beş dakika.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Bir Cevap Yazın