Öğleden sonra El Nido yani İspanyolca “kuş yuvasına” vardık. Arkadaş önceden rezervasyon yaptırdığı lüks oteli Peak House Garden’a yerleşti, ben de şöyle ucuz bir yer bakınmaya başladım. Önce hemen bitişikte bulunan kulübelere baktım. Tek kişilik oda 450 peso, pahalı geldi. Bir de hasır hutları beğenmedim. Aramaya devam ettim, üç sene önce kaldığım Austria Hotel’e baktım. O zamanlar 400’e kaldığım fanlı tek kişilik yatak boyutlarındaki oda 500 peso olmuş ama yer yok. Dormları 330 peso olan Hakuna Matata’da da yer yok. Paralelde Galli bir eleman daha dolaşıyor. O da benim gibi, arıyor. Birkaç yere sorduk, fiyatlar uçuk, bin beş yüz civarlarında.

El Nido’nun mercanları

Bu durumlarda hemen ana caddelerden arka sokaklara dalmak lazım. El Nido’da bu kolay, üç sıra sokak var. Üçüncü, en son sokağa geçtim, bir hostel var, yeni bina, klimalı dorm 700 peso. Baktım Galli eleman da benim gibi düşünmüş, aynı sokakta. O ileride bir aralığa giriyor, peşinden ben de daldım. Önce yer yok dediler. Sonra sokaktan bir kadın bir şeyler söyledi. Galli oda arıyor, ben dormitory. Bunu netleştirdikten sonra kız tamam ikinize de yer var dedi. Clifftower Apartella yeni bina, tertemiz. Galli elaman bin pesoya, içinde mutfağı, buzdolabı olan bir oda aldı. Ben de üç ranzalı, kendi banyosu olan klimalı koğuşa yerleştim, fiyat 500 peso. Vereceğim artık, daha ucuza yok, belli oldu. Odada yalnızım, bu iyi oldu. Sonra sokağa çıktım, biraz ileride tam bir backpacker hosteli var. Hamaklar dahil full dediler, fiyat 400 peso.

Burada üç gece kaldım. İkinci gün, dormitory dolu dediler, özel bir oda verdiler, aynı fiyata. Üçüncü gece yine dorma attılar, bu sefer iki de komşu vardı. Köşedeki büyük iki kişilik bağımsız yatağı aldım. Sonuç olarak El Nido’ya iner inmez, herkes “her yer dolu, fiyatlar çok yüksek falan” derken kendime “Karma’na güven gerisini merak etme sen” “her zaman bir şeyler çıkar” dedim, yine çıktı.

Turlar A-B-C-D

El Nido’nun en meşhur şeyi, dört tane turu. Bunları A, B, C, D olarak adlandırmışlar. Herkes A ve C turlarının en iyileri olduğunu söylüyor. Geçen gelişte pazarlıkla bu turları tanesi bin pesodan almıştım. Bu sefer sokaklarda fiyatlar 1200 ila 1600 arası değişiyor. Clifftower Apartelle’ye yerleşince resepsiyona bakan kız bizde fiyat fiks, hepsi bin peso deyince tamam dedim, turları senden alacağım, arkadaşları da getiriyorum. Ben A ve B aldım, önceki gelişte A ve C’yi yapmıştım. Arkadaşlar ise A ve C aldılar ama son anda, ucuz etin yahnisi misali C iptal oldu, onlar da benimle B’ye geldiler. Açıkçası B’yi C’den daha çok beğendim, tabi hatırladığım kadarıyla. Bir tek olayı daha kısa sürüyor, aslında iyi de oldu, deniz yoruyor. C’de ilginç bir kilise vardı. Diğer şeyler hep aynı, plaj, şnorkel vs.

Bizim turu yapan teknenin bir farkı da sanırım, tam emin değilim, yemekler biraz daha zayıf idi. Yani et, tavuk, balık’tan ikisini verdiler. Ama yine iyi yedik, doyduk. Turlara maske-şnorkel dahil ama palet vermiyorlar. Can yelekleri ise iyi yüzme bilmeyenlerin de su altının bu güzelliklerini görmesine yardım ediyor.

Gizli gölün girişi

Tur A’daki Gizli göl, gerçekten ilginç bir yer, bir delikten giriyorsun, kayalar içine oyulmuş bir göl. Rehber pek yanaşmak istemedi. Çok kalabalık var, isterseniz buralarda yüzün dedi. Rehberin derdini anladım, kimsede deniz ayakkabısı yok, taşlar yürümeye müsait değil. Filipinli kızlar yüzme bilmiyor, elemana sorun çıkacak. Ama geçen gelişte orada fotoğraf çekememiştim, ben gidiyorum dedim, yüzerek kıyıya yanaştım. Böylece peşime bir kaç kişi daha takıldı, rehber de gelmek zorunda kaldı.

Big Lagoon’da ise üç kişi 300 pesoya kayak kiraladık. Güzel bir aktivite oldu. Kayaksız gitmek, palet yoksa, imkansız gibi bir şey.

Tur B’deki Katedral mağarası tekneden görülüyor. Cudugnon mağarasına ise yine bir delikten giriliyor. Yılan adası bana Kerme körfezi, Muğla’da bulunan Sedir (Kleopatra) adasını hatırlattı.

Burada bu tür şeyler için bir deniz ayakkabısı bulundurmak iyi olur. Geçen gelişte her köşede ucuza satıyorlardı. El Nido’dan alırım diye İstanbul’dan almadım. Ama bu sefer hiç bir yerde satmıyorlardı. Bir de teknede bazen dalgalar her şeyi ıslatıyor, su geçirmez bir çanta yada torba, telefonlar için su geçirmez kılıf burada tur yapacaklar için yararlı olabilecek eşyalardan..

Tur A: Small Lagoon, Big Lagoon, Simizu Adası, Secret Lagoon (Gizli göl) ve 7 Commando
Tur B: Entatula, Pinagbuyutan ve Yılan Adaları, Cudugnon ve Katedral mağarası
Tur C: Helikopter Adası, Secret Beach, Matinloc Shrine, Star beach, Hidden Beach
Tur D: Bukal Adası, Ipil Beach, Nat-Nat Beach, Cadlao Lagoon, Paradise Beach

Yemek durumu

El Nido’da akşam yemek için bir çok seçenek var ama dikkatimi en çok çeken Altrove isimli Yunan restoranı oldu, bir pizzanın elli liraya yakın olduğu bu restoranın önünde her gece kuyruk vardı. Hem pahalı hem de beklemem diyorsanız, biraz ilerideki büyükçe marketin bitişiğindeki Filipin lokantasında on liraya nefis deniz ürünleri yiyebilirsiniz. Sahilde ise ızgaralar iştah açıcı, büyük çoğunluk oralarda yiyor. Biz sahilde hep sağdan ikinci sıradaki Marber’s’da oturduk. Hamburgeri kocaman, gözlerime inanamadım. Pizzası ise gayet iyi idi. San Miguel Pale Pilsen bira ise beş lira. Bir de burada artık ithal Efes Pilsen satılmaya başlamış, fiyatı da sanırım Türkiye’den ucuz.

Son olarak bu yazıya ileride çektiğim videoları da eklemek istiyorum, su altının asıl güzellikleri orada. Aslında videolar tam istediğim gibi olmadı. Şnorkelde kamerayı sabit tutmak, yüzeydeki akıntı ve dalgalar nedeniyle çok zor. Palet de olmayınca iyice zorlaştı. Dalış da kayıt yapmak daha kolay, hareketlerini daha rahat yönetiyorsun.

[vc_gmaps link=”#E-8_JTNDaWZyYW1lJTIwc3JjJTNEJTIyaHR0cHMlM0ElMkYlMkZ3d3cuZ29vZ2xlLmNvbSUyRm1hcHMlMkZkJTJGZW1iZWQlM0ZtaWQlM0QxRU1Zc3RWMnVkM3RfQ0w4LUI1bVhadW9wNXVzJTIyJTIwd2lkdGglM0QlMjI2NDAlMjIlMjBoZWlnaHQlM0QlMjI0ODAlMjIlM0UlM0MlMkZpZnJhbWUlM0U=” css_animation=”fadeIn” title=”Palawan’da bazı noktalar”]
PAYLAŞ
Önceki İçerikPalawan
Sonraki İçerikPort Barton

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya adınızı giriniz