Qatar ve Emirates’in eylül ayında bin liraya Uzakdoğu’ya gidiş-dönüş bilet sattığı promosyonları gevşek davranıp kaçırdıktan sonra, yenisi olur diye bekledim ama aksine fiyatlar oldukça arttı. Araştırırken kiwi.com’da 160 dolara, Pegasus ve Cebu Pasific bağlantılı Küveyt’te yolcu sorumluluğunda aktarma ibareli Manila’ya tek gidiş biletini buldum. Sadece kabin bagajı boyutlarında sırt çantası ile seyahat edeceğimden aktarma sorun olmaz diye düşünüyordum ama yinede Kuveyt konsolosluğunu aradım ve kapıda 20-25 dolar gibi bir ücret karşılığı vize alabileceğim söylendi.

Aslında bu iki bilet iyi ayarlanırsa gidiş 120 dolara kadar düşebiliyor araya bir şeyler girdi. Tam almaya kalktığımda fiyat biraz yüksek oldu. İki uçuş bağımsız olduğundan önce Cebu Pasific uçuşunu satın aldım. Çünkü İnternetten bilet alımlarımda son anda “yerler dolu, ödeme kabul edilmedi” gibi problemler olabiliyor. Geçen Air Asia’dan bir bilet alırken, kredi kartı BKM şifresi falan her şey tamamdı, son ekranda “Sorry, bu rezervasyonu yapamıyoruz” yazısı çıktı. Kontrol ettim, yani son SMS doğrulama şifresini de girmeme rağmen parayı çekmemişler. Geri döndüm daha pahalı bir seçenekten almak zorunda kaldım.

Bir başka sorun, Cebu Pasific’in haftada üç yada dört uçuşu olduğu için aktarma günü denk gelmez ise otellerin pahalı olduğu Kuveyt’te gecelemek olabilirdi. Bunu da hallettikten sonra son problem, son zamanlarda Cebu Pasific’te çok uçuş iptalleri olduğunu İnternet’te okumamdı, o kadar riski artık göze aldım.

Tayland'da tuk-tuk Filipinler'de tricycle
Tayland’da tuk-tuk Filipinler’de tricycle

Her şeyi hesapladım ama aktarmayı en ucuza denk getirecek günleri ayarlarken, gece 22:25’de kalkan Pegasus uçağının Küveyt’e ertesi gün varacağını atladım. Neyse ki o sırada yanımda bulunan bir arkadaş tam bileti alırken uyardı. Pegasus biletini bir gün erkene çekmek fiyatı yirmi dolar daha yükseltti. Sonuç olarak toplam 190 dolar bir şey ödedim ki bu durumda bile diğer seçeneklere göre çok ucuza mal oldu. Bu iki uçuşun aktarma süresi üç buçuk saat kadar, bu süre herhangi bir gecikme falan olsa bile sıkıntı yaratmaz. Ha, kar bastırdı, daha uzun bir gecikme oldu, yapacak bir şey yok. Bir kez daha tekrar edeyim, bu iki uçuş bağlantılı değil, denk düştüğü için ucuza gelen cinsten. Biri kaçtı mı, öbürü de gider.

Uçuş bilgileri

Gelelim uçuş gününe, burada da yararlı olacak bir takım bilgiler vereyim. Pegasus vaktinde kalktı, vaktinde Küveyt’e vardı. Uçaktan çıktım, transfer tabelasına baktım. Bir asansörü gösteriyor. Bindim, bir üst kata çıktım. Gidiş bölümündeyim. Genelde aktarmalarda gelişten gidişe geçilirken bir güvenlik aramasından geçilir. Bu olmadı, acaba yanlış mı yaptım diye bakınırken, Transfer Desk elemanı olduğunu sonradan anladığım biri elimde online check-in yapıp bastığım Cebu Pasific biniş kartını görünce bana duty-free mağazalarının sonunda bulunan Transfer Desk’e gideceksin dedi.

Gittim, on beş kadar benim gibi bu uçuşu keşfetmiş eleman orada bekliyor. Bir tanesi Almanya’dan İstanbul üzeri yapmış. Bir Kolombiyalı aynı sistemi İspanya’dan uygulamış. Ama onların bagajları var. Bagaj almaya çıkmak için pasaport kontrolden geçmek lazım, bu da vize ödemek demek. Meğer Transfer Desk bu bagaj aktarımını gerçekleştiriyormuş. Benim sadece kabin bagajım var ve biniş kartım da basılı ama gişedeki eleman, o geçmiyor, sana yenisini vereceğiz dedi. Benim gibi bagajsızları öne alıp biniş kartlarımızı verdi. Yani online check-in yapsanız da biletin önceden çıkışını aldıysanız, biniş kartını basmaya gerek yok. Bu arada, Cebu Pasific uygulaması artık telefonlara kare kod gönderiyor, bu da ek bilgi olsun.

Malate'deki Robinson Mall
Malate’deki Robinson Mall

Cebu Pasific’in uçağı kocaman bir A333 çıktı, yüz kadar yolcu üç yüz kişilik kabinde kayboldu gitti. Yerime geldim. Üç kişilik sıranın ortasına bir kadın oturmuş ama o kadar şişman ki, iki yandaki koltukları da bayağı işgal etmiş. Kabin görevlisi kıza yerim burası ama ön sıra boş, oturabilir miyim gibi baktım. O da kadına bir baktı ve oturun ama yemek aldıysanız, gelince biniş kartını gösterin dedi. Böylece dokuz saatlik yolculuk yayıla yayıla geçti. Sadece klimalar çok soğuktu, iki tişört bir ince mont giyip, üstüne de yer kaplamadığı için taşıdığım peşkir havlusunu battaniye olarak kullandım. Cebu Pasific, low cost bir firma olduğu için öyle THY, Qatar gibi firmalarda verilen terlik, battaniye, göz bandı gibi lüksleri beklemeyin. Ucuza uçuş buldunuz, uçun gitsin.

Cebu Pasific uçuşlarında elbette yemekler bilete dahil değil. Ben 14 dolarlık paketten sadece on dolarlık yemeği aldım ama hata ettim. Çünkü uçak kalkar kalkmaz hemen hemen pilavdan oluşan, içinde üç dört tavuk parçası bulunan yemeği servis ettiler. Zaten aç değildim sadece tavuk parçalarını yedim. Ayrıca yanında kek ve su da veriyorlar. Su özellikle iyi oldu. Sonra ışıklar kapandı, herkes inene kadar mışıl mışıl uyudu.

Bilindiği gibi bir çok ülke gibi Filipinler de ülkeden bir çıkış bileti istiyor. Ben iki ay sonrasına Penang, Malezya’ya altmış dolara bir bilet buldum ve aldım. Bu bileti Kuveyt’te görmek istediler. Manila Pasaport Kontrol’de ise görevli kadın “ne kadar kalacaksın” sorusuna “iki ay” diye cevap verince bilete baktı (bilet dediğim bilgisayar çıktısı) ve “iki ay vize veremem” dedi. Ben de “biliyorum uzatacağım” dedim. O da “üç bin küsur kadar bir şey ödersen, ben yapabilirim” dedi. O an, kadının teklifini kabul etmek mi daha avantajlı sonradan uzatmak mı.. şüphede kaldım. Kadına “olayı biliyorum, daha önce Baguio’da uzattım” diye ekleyince “tamam Cebu’da yapabilirsin” dedi. Belirtmem lazım ki, kadın çok nazikti ve bana yardım etmek istiyordu. Pasaport polislerinde pek görülmeyen bir durum, özellikle son zamanlarda Türklere karşı.. Sonradan baktım, kapıda uzatmak aynı para imiş, orada yapmak lazım.

Manila

Manila’da ilk gece Stone House otelde kaldım. Bunu özellikle söylüyorum, on dolardan daha ucuz, küçük, dar yatakları olan dormitoryleri var. Klimalar iyi çalışıyor. Sessiz ve sakin oluyor. Havaalanına yakın olduğundan bir gece yada uzun aktarma için çok uygun. Bu burada üçüncü kalışım oldu. Bir de hemen hemen tüm otobüs şirketlerinin merkezinin olduğu Pasay bölgesinde. Kuzeye giden Five Star tam karşısında, Victory Liner ise yolun öbür tarafında. İki metro hattının kesişme noktası ise hemen yakında. Bu nokta aynı zamanda bir alış veriş merkezi, yemek, kahve için gayet uygun.

Manila’da ulaşım ve Uber

Manila’da ulaşım konusunda da bir şeyler yazıp bu fasılı kapatayım. Havaalanından şehir merkezine toplu taşıma ile gitmek biraz çetrefilli. Bir de Manila trafiği gerçekten bazen çok problemli olabiliyor. Uçakta rastladığım bir Alman Makati bölgesine daha önce üç saatte gittiğinden şimdi beş saatlik aktarmayı havalimanında geçirmeyi planlıyordu. Ben ise geçen sene oraya bir saatte gitmiştim. Trafik olmasa on beş dakikalık bir yol.

Öğle yemeği, 28 lira
Öğle yemeği, 28 lira

Yolcu çıkışından hemen çıkarsanız, orada bekleyen taksiler genelde çok fahiş fiyat isteyecekler. Benden bir kaç gün önce gelen bir arkadaş Pasay’a kadar 400 peso vermiş. Ben eskiden üst kata, gidiş katına çıkıyordum ve taksimetre aç diyordum. Genelde bir problemim olmadı. Ama artık Uber kullanıyorum. Bir de Grab var, Uber’e göre daha pahalı olmasına rağmen onu da denemek istedim ama bir türlü taksi vermedi. Uber’de iki seçenek var, paylaşımlı olan daha ucuz. Artık sadece kredi kartı ile ödemek gerekmiyor. Cash seçilirse şoföre ödeme yapılabiliyor.

Uber ve Grab, Android, AppStore ve Microsoft’da kullanılan bir “taksi” çağırma uygulaması. Başka ülkelerde başka benzeri uygulamalar da var. Seyahate çıkmadan önce bu uygulamaları indirip telefona kurmakta ve üye olmakta fayda var.

Arkadaşın 400 verdiği mesafeye Uber 85 peso gösterdi yani altı buçuk lira. Geçen sene aynı yere bir keresinde üç buçuk lira, diğerinde ise on beş lira ödemiştim. İlkinde yollar bom boştu, ikincide ise yoğun trafik vardı. Anladığıma göre Uber’de trafik fiyatı etkiliyor. Ama bu sefer, yine yoğun trafik olmasına rağmen, önceden gösterdiği fiyatı ödedim. Paylaşımlı seçtiğim için mi böyle oldu, bilmiyorum. Sistem tam nasıl çalışır araştırmadım ama sonuçta daha ucuza geliyor, o kesin.

Manila’da kaldığım sürede üç kez Uber kullandım. Hepsinde paylaşımlı seçtim ama sadece bir keresinde takside başka bir müşteri vardı, önce onu bıraktık, sonra beni havaalanına bıraktı. Bu son seferde kredi kartı seçmeme rağmen kabul etmedi, keş ödemek zorunda kaldım. Belki, artık sanal kart kullandığım için diye düşündüm ama daha önce kabul etmişti. Gerçi Google Play da bazı durumlarda kabul ediyor, bazı durumlarda etmiyor. Ben de üçüncü bir ödeme yöntemi olarak normal kredi kartını da girdim ama daha denemedim. Bir de taksicilerle iletişim olsun diye Filipinler’den aldığım numarayı girmeye çalıştım, olmadı. Yardım sayfasından özel mail atmak lazımmış, şimdi attım, beş dakikada kabul ettiler. Bu lokal numara kullanmak bayağı işe yarıyor, özellikle sürücülerin tam yasal çalışmadığı bazı ülkelerde.

PAYLAŞ
Önceki İçerikGezgin blogları
Sonraki İçerikPalawan

Bir Cevap Yazın