Küba’da para işleri

Küba’da ikili bir para sistemi var. Biri turistler için CUC, yani onların söyleyişi ile “kuu“. Öbürü ise Moneda Nacional denilen CUP, yani “peso“. Ama bazen CUC için de “peso” diyorlar, işte orada işler biraz çatallaşıyor. Bir CUC bir dolara eşitlenmiş ve 25 CUP’a karşılık geliyor. Alışverişlerde ara sıra para üstlerini Küba pesosu CUP olarak veriyorlar, bu da Kübalıların alışveriş yaptığı yerlerde oldukça işe yarıyor. Bu sistem ilk başta biraz karışık geliyor ama alışılıyor. Bazen fiyatlar öyle ucuz ki CUP olduğuna şaşırıyorsunuz, bazen de tam tersi oluyor.

Döviz bozdurma

Havalimanında taksici “paraları burada bozdurmayın, havalimanı ve bazı büyük otellerde kur daha düşük” dedi. Sonra şehre giderken, yol kenarında, alakasız bir yerde, önünde güvenlik görevlisi olan tahta bir kulübe önünde durdu. Burası CADECA yani Küba devletinin resmi döviz bürosu dedi. Açıkcası biraz şüphelendim ama bir miktar euro bozdurdum. Burası euroya 1.07 verdi. Daha sonra, akşam, arkadaş Habana Libre otelde 0.95’den bozdurdu. Ertesi gün Fidel’in tavsiyesi ile Nacional otele gittim, Cadeca aşağıda, havuzun yanında, 1.06 verdi.

Para bozdururken pasaportu yanında bulundurmakta fayda var. Mesela, üç kere gittiğim bu Nacional oteldeki döviz bürosu, ilk iki sefer bir şey sormadı ama son bozdurmada pasaport istedi. Ben pasaportun bir fotokopisini yaptım ve pvc ile de kapladım. Çoğu durumda bunu veriyorum ve kabul ediliyor.

Para işleri ile ilgili başımızdan ilginç bir olay da önceki gün geçti. Londra’dan gelen arkadaş ile Habana Libre otelin aşağısında Avenida 23’de bir sürü ATM bulunan yere gittik. İlk denemede Barclay’s Bank’ın Visa Debit kartı kabul edilmedi. Bir kaç deneme daha yaptık, aynısı oldu.

Ek bilgi; Amerikan bankalarının kartları ambargo nedeniyle çalışmıyor, yakın zamana kadar Mastercard’ta çalışmıyordu ama galiba artık ATM’ler kabul ediyor. Şimdilik en iyisi yine de Visa kullanmak, çünkü Mastercard ile sorun yaşayan bir çift ile tanıştık.

ATM’de problem

Bu sorun üzerine oradaki insanlara “başka banka var mı?” falan sorarken, birisi Habana Libre otelin altında, Havanatur’un yanındaki ofise gitmemizi söyledi. Gittik, bir kapı sadece Visa ve Mastercard sembolleri var. Görevliye “ATM” dedim, “hayır” dedi. “Problem” deyince.. “Tam yerine geldiniz” dedi ve bizi içeri aldı.

İçeride görevli bir hatun bizi odasına çağırdı. Kartı istedi, bilgileri bilgisayara girdi, bizim yaptığımız ve reddedilen tüm denemeler ekrana döküldü. “Bu bankaya blokaj yok, hatlardan olabilir” dedi ve “manüel bir deneme yapabiliriz” diye de ekledi. Karttan para çekip bizi Nacional Oteldeki ofise yönlendireceğini, parayı oradan alabileceğimizi söyledi. Fakat arkadaşın yanında pasaport olmadığından o seçenek yattı.

Kadın da deneme için bir dolar çekti ve kart onay verdi. “Çekmezseniz bu para geri yatacak, isterseniz daha sonra pasaport ve kart ile Nacional Otele gidip, post makinesi üzerinden elden nakit para alabilirsiniz” diyerek bir çözüm yolu sundu.

Sokakta İnternet
Sokakta İnternet

“Eh bu iş oldu” diyerek Eski Havana’ya gittik, etrafı dolaşmaya başladık. Öğlene doğru arkadaşa bir SMS geldi, banka hesaptan 64 pound çekildiğini, onaylayıp onaylamadığını soruyordu. Bu arada bankadan her beş dakikada bir arama gelmeye başladı. Küba’nın pahalı telefon tarifesini göze alıp açtık, otomatik yanıt sistemi, aynı soruyu sordu. “Acaba bizim çekmediğimiz para hesaptan düştü mü?” diye endişelenerek, kaldığımız eve döndük ve pasaportu alıp tekrar aynı ofise yöneldik. Bu arada İngiliz bankası her beş dakikada bir aramaları sürdürüyordu.

İngiltereyi aradılar

Aynı “kart problemlerini çözme ofisinde” bizi bu sefer başka bir kadın görevli kabul etti. Önce hesaplara başka bir sistemden baktı, “hayır para çekilmemiş” dedi. Sonra da arkadaşı konuşturmak İngiltereyi, bankayı aradı, ben orada artık bu hizmet karşısında “Oha!” dedim.

Bankanın bizi arayan numarası otomatik hat çıktı, kadın karttaki müşteri hizmetlerinin numarasını arayacaktı ama ben olayı artık anlamıştım.. Çünkü arkadaş bu arada cüzdanını karıştırırken bankanın bir bilgi kartını gösterdi “İngiltere dışına giderken bankanıza haber verin” yazıyordu. O daha önce Türkiye’ye geldiğinde böyle bir problem yaşamadığından haber vermemiş. Banka ise ilk denememizde kart yabancı ülkede kullanılıyor diye kartı bloke etmiş. Kartı açmak için “yes” dememizi bekliyor. Hemen arkadaşa “mesaja istedikleri gibi Y yanıtını gönder” dedim. Akabinde kartın açıldığına dair bir SMS geldi. Olay tamamen çözüldü.

Türk bankalarında böyle bir şey yok, ben Garanti kartı ile cırt diye para çektim. Parayı bizim ATM’lerden bile daha hızlı verdi 🙂 Kadına bize para çekilmediğine dair onaylı bir yazı verip veremeyeceğini sordum. Elbette dedi, yazıya ayrıca kişisel e-mailini de ekledi.

Yani Küba devleti turist para harcasın diye her türlü hizmeti gayet hızlı ve efektif olarak veriyor. Bu işlemler sırasındaki nezaketleri, sorunu bir şekilde çözme girişimleri bende gayet olumlu bir izlenim doğurdu. Bir çok İnternet sitesinde hala Küba’da kart geçmiyor falan yazıyor. Her zaman son bilgileri doğrulamak lazım.

ATM mi, döviz mi?

Lviv’de hostelde tanıştığımız bilinmeyenasya.blogspot.com yazarı Nevzat Küba’da ATM’lerden banka kartı ile para çekmenin daha avantajlı olduğunu söylemişti. ATM’lerde %3 komisyon var. Ancak, eğer yanlış hesaplamadıysam, bence de ATM’den para çekmek, euro bozdurmaktan çok daha karlı. Dolar bozdurmak ise %20 vergi nedeniyle hiç tavsiye edilmiyor.

Bu arada hala bazı arkadaşlar soruyorlar. Burada bildiğimiz banka kartı yani debit karttan bahsediyoruz. Kredi Kartından değil. Yine bu konuda söyleyebileceğim, daha önceki denemelerime göre en iyisi kredi kartı ile ödeme yapmak. Ama bazı ülkelerde kart kopyalama falan gibi güvenlik sorunları oluşabiliyor. Duruma göre davranmak lazım.

Bir Cevap Yazın