Geçen sene gitmek için planlar yaptığım ama son anda rotayı Güney Amerika’ya çevirdiğim Küba gezisini bu sefer yapmaya karar verdim. Küba’nın Birleşik Devletler ile arasının düzelmeye başlaması ve ülkede bir değişim beklentisinin oluşması bu kararımın ana etkeni oldu. Yani, Amerikalı turistler oraya hücum etmeden, ortam fazla bozulmadan bir göreyim istedim. Planlarımı Küba, Meksika, ABD’nin batısı, oradan da Uzakdoğu, özellikle Endonezya olarak yapıp uçak bileti araştırmalarına başladım. Bu arada Londra’da yaşayan bir arkadaşım Türkiye’ye gelmişti, benim gezileri merak ediyordu. Hadi sen de bir kıyıdan başla dedim ve o da iki haftalık tatili için bana katılmaya karar verdi.

Küba’yı ziyaret için en iyi zamanın Aralık ayından itibaren başladığını okumuştum ama bir anlaşmazlık sonucu arkadaş bileti Kasım ayına alınca gidiş tarihini değiştirdim. Ben de zaten İstanbul’da iyice sıkılmaya başlamıştım, önceden gidip arkadaşı karşılamak için 29 Ekime tek gidiş biletini aldım.

İnternette bileti alırken ilginç bir durum oluştu, bunu da yazayım da okuyanlara bir tecrübe olsun. Önce skyscanner.com‘dan baktım, en uygun fiyat, bavul.com üzerinden Aeroflot, 752 dolar olarak çıktı. Geçen sene 600 dolarlarda olan bu fiyat biraz fazla oldu ama artık yapacak bir şey yok. Tecrübelerim genelde Kasım ortasına doğru fiyatların biraz daha ucuzladığı yönünde, şu an burada Küba’da İnternet kısıtlı olduğundan bakamıyorum.

Sonra momondo, bravofly gibi diğer İnternet sitelerine baktım, hepsi aynı uçuş için neredeyse yüz dolar daha fazla fiyat verdi. Aeroflot’un kendi sayfasında ise 804 dolar idi.

Telefona skyscanner Android uygulamasını yükledim, hesapları birleştirme seçeneğini ve üyelik seçeneklerini yapmadan fiyat arattım. Uygulama bavul.com seçeneğini vermedi ve diğer operatörler üzerinden en ucuz 826 dolar çıktı. Hadi bavul.com‘a doğrudan bakayım dedim, o da yanlış hatırlamıyorsam 800 dolar üzeri bir fiyat verdi.

Bu skayscanner daha hesaplı fiyatlar mı veriyor demek, hayır!.. Mesela geçen sene Filipinlerde bravofly hep daha iyi fiyatlar vermişti.

Sonuç olarak bilet araştırmalarını yaparken telefon, bilgisayar, çeşitli İnternet siteleri, Havayolu şirketlerinin kendi sayfaları vs. tüm olasılıkları denemek lazım.

Uçuş için gece yarısı hava limanına gittim, Aeroflot’un Moskova uçuşu üç buçuk saat sürdü. Bu uçuşta Kübaya giden iki iş adamı ile tanıştım, kafalarımız uydu, daha sonra Havana’da ilk günleri onlarla geçirdim.

Küba’ya giriş yapmak için vize almak gerekiyor ve bu vize turist kartı denilen bir belge olarak veriliyor. Bu kart aslında elçiliklerden 20 euroya alınıyor, ama İstanbul’da yetkili acenteler, €40, €50, €60 ne tuttururlarsa alıyorlar. Arkadaş Londra’dan 15 pound’a aldı. Kanada Havayolları ile uçanlara uçakta bu kart dağıtılıyormuş, yani almaya gerek yok. Ben ise, rehber bir arkadaş sağ olsun, öyle bir uçuşta artan kartlardan bir tane verdi, yani vize bedavaya geldi. Eğer bu kart yoksa diğer havayolları uçağa almıyorlar ki iki tanıdığın başına geldi, biletler yandı.

Moskova’ya varınca çıkışta görevli bir hatun elinde liste Havana yolcularını aktarma kapısına yönlendirdi. Aktarma bir buçuk saat gibi kısa bir zaman olduğu için bu detay önemli idi. Aeroflot artı bir puan aldı.

Uçuşun ikinci bölümü 13 saat idi ama uçak 12 saatte bizi vaktinden önce Havana’ya ulaştırdı. Uçakta alkollü içki servisi parayla dahi yoktu. İki kere yemek verdiler, doyurucu idi.

Küba’ya girişte vize kartının ilk parçası girişte alınıyor, ikinci parçası ise ülkeden çıkışta. Giriş-çıkış damgası bu karta basılıyor. Eskiden Küba damgası olan ABD’ye giremiyordu, sanırım olay biraz gevşedi, artık Amerikalılar bunu fazla takmıyor. Uçakta yanımda oturan Türk ve Londra’dan İngiliz pasaportu ile gelen arkadaşa damga bastılar. Ben ise pasaport polisine damga basıyor musun? diye sordum, istersen basarım dedi. Ben de yok kalsın dedim.

Alandan çıkarken bavullar bir kez daha x-ray’dan geçiriliyor, bunu ülkeye sokulan malları kontrol için yapıyorlar sanırım. Küba’ya ambargo hala sürdüğü için, bir çok ürün bu şekilde ülkeye sokuluyor. Uçakta yazın Türkiye’de özellikle güney bölgelerinde çalışıp dönüş yapan Kübalı müzisyenler vardı. Her biri bir kamyon yük taşıyorlardı.

wpid-havana-taksi.jpgŞehre gitmek için anayola yürüyüp ucuz taksi, hatta iki kilometre ötedeki Terminal 1’e geçip Metrobüs ile gitme, taksi paylaşacak birini bulma hesapları yaparken, ilk uçuşta birlikte oturduğumuz arkadaşlar hadi gel biz seni götürürüz dediler. İlk onların oteline uğrayıp onlara İspanyolca bildiğimden yardım ettim. Böylece vizeden sonra ulaşım olayı da kendiliğinden çözüldü.

Para bozdurmak istediğimizde taksici büyük otellerde ve havalimanında dövüz kurunun düşük olduğunu, yolda bir CADECA ofisinde durabileceğini söyledi. Daha sonra doğru söylediğini ayrıca anladık. Böylece döviz işini de hallettik.

Akşam Habana Libre otelde daha önce yaptığım bir turda rehberim olan Fidel ile karşılaştık. Fidel Türkiye’de büyümüş, iyi Türkçe konuşan, Küba’ya tur yapan bir çok Türk’ün tanıdığı bir kişi.

Aynı arkadaşlar akşam da yemeğe davet ettiler, “La Cocina de Lilliam” isimli nezih bir restoranda güzel bir balık yedik. Kendilerine buradan teşekkür ediyorum. Tabağın kenarında, bir bardak suda, yemeğe yüzerek eşlik eden kırmızı balık, ilk defa gördüğüm orijinal bir fikirdi. Yani Küba’da aç kalınılıyor, yemek yenecek bir yer yok diyenlere burayı tavsiye ediyorum.

Havana’da Casa de Ania isimli Vedado bölgesindeki bir hostelde 10cuc’a kaldım. bilinmeyenasya.blogspot.com sayfasının yazarı Nevzat ile Lviv-Ukrayna’da bir hostelde karşılaşmıştık, o burada altı cuc’a kaldığını sayfasında yazmıştı. Daha önce buraya gelen bazı arkadaşlar Küba’da hostel olmadığını söylemişlerdi ama hostelsclub.com adresinde bir sürü yer çıkıyor. Bu Casa de Ania’nın orada fiyatı 14 cuc idi ama mail attım, on cuc yaparız dediler. Casa de Ania konum olarak iyi bir yerde, odalar rahat, ranza yok sadece yataklar var. Dolap şeklinde tüm sırt çantasının sığdığı kocaman lockerlar var. Odalar klimalı, ki Kübada bu önemli. Sonuç olarak Nevzat gibi ben de tavsiye ediyorum.

Bu arada İnternetten öğrenebileceği gibi Küba’da ikili bir para sistemi var. CUC ve CUP, biraz karışık bir olay, bundan bir sonraki yazıda bahsedeceğim.

PAYLAŞ
Önceki İçerikDönüş Yolu
Sonraki İçerikKüba’da para işleri

YORUM | SORU | KATKILAR

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya adınızı giriniz