Öğlene kadar eşyaları topladım, Katrin’e bilgisayar ve fotoğraf makinesi alırken yardım ettim. Lido’da bir şeyler yerken karşılaştığımız koğuş arkadaşım, Güney Amerika yerlileri üzerine çalışan, akademisyen Francis’in de benimle aynı saatte Buenos Aires’e gittiğini fark ettik. Ama o NSA ile gidiyormuş. Aynı saatte Katrin’de İguazu’ya gittiğinden üçümüz zar zor bir taksiye sıkıştık. Francis’in kitap dolu devasa bir bavulu var. Katrin’in de Uruguay’da satmak için aldığı ıvır zıvır ve elektronik eşya.

Terminalde Sol del Paraguay’dan aldığım biletin Crucero del Norte’den olduğunu fark ettim. İkisi ortak çalışıyorlarmış ve kaliteli şirketler olarak biliniyorlar.

Otobüse bagajı koyan çocuk bahşiş istedi, ilk defa burada böyle bir şey gördüm. Sonra baktım bazıları bahşiş veriyorlardı. Ben, ne yazık ki tüm bozuklukları ve Paraguay paralarını sıfırlamıştım.

Paraguay guaranisi ile Arjantin pesosu aynı değerde ya da çok az fark var, bir de üç sıfır. Yani, yüz bin guaranis yüz pesos.

Sınırda Paraguay ile Arjantin gişeleri bitişik. Paraguay görevlisi çıkışı damgalarken benim pasaporta garip garip baktı, diğer görevliye gösterdi, o da bas geç dedi. Arjantin tarafında ise pasaportu bırakıyorsun sonra muavin getiriyor. Bu işlemler sırasında koltuk numaranı soruyorlar. Ellerinde yolcu listesi var.

Sonra otobüsten hamallar eşyaları indiriyor, onlardan alıyorsun ve x-raydan geçiriyorsun. İnce kontrole giden otobüs gelince de tekrar bagajı veriyorsun. Tüm bu işlemler sırasında yardım eden hamallar bahşiş istiyor, ama gönüllü diyorlar, vermezsen ısrar etmiyorlar.

Yola çıkınca çok geçmeden tekrar duruyoruz. Bu sefer otobüse jandarmalar giriyor, sağı solu inceliyorlar. Yanda oturan elemana, daha yeni gümrükten geçtik. Her şey kontrol edildi, bu neden diyorum. Buralarda çocuk ticareti yaygın diyor. Bir de sınırda o hamallar uyuşturucu, elektronik gibi malları geçirmeye aracı oluyorlar diye ekliyor.

Paraguaylı imiş, Arjantin’de çalışıyormuş. “Arjantin çok iyi diyor, her şey kitabına göre, alınan vergiler halka harcanıyor, ülke de gelişiyor. Paraguay’da ise yolsuzluk kol geziyor, birileri götürüyor” diyor.

Bir saat sonra yine bir jandarma kontrolünden geçiyoruz.

Paralı yollardan geçiyoruz, fiyatlar ucuz, bir iki lira. Benzin ise, iki lira kırk kuruş. OGS gibi Pass dedikleri bir sistem var ama gördüğüm kadarıyla çok az kişi kullanıyor.

Sabah sekizde Retiro terminaline vardık. Yan tarafta NSA otobüsünü gördüm. Francis’i buldum, metroya gidiyormuş. Birlikte gidelim diyorum, tamam diyor.

Sonra benim otobüse sırt çantasını almaya gidiyorum, bir türlü çıkmıyor, meğer yanlış otobüse bakıyormuşum. Sırt çantasını alıp Francis’le terminalden çıkıyoruz. Ama önce polis kontrolünden geçiliyor. Polis Francis’e kitapları soruyor. O da, akademisyen olduğunu söyleyip kartını gösteriyor. Polise, ben şahitim, onu kütüphanede gördüm, diyorum, gülüşüp geçiyoruz.

Francis’le karşılaşmam iyi oldu. Meğer metro durağı dışarıda, biraz uzakta imiş. Ben bizdeki gibi istasyonun içinde sanıyordum. Francis’in kartı varmış, onunla geçiyoruz. Ben üç durak sonra yeşil hatta geçiyorum. Oradan Plaza Italya, sonra yürüyerek Tango Backpackers Hostel.

Buenos Aires’te otobüslerde sadece bozuk para kabul ediliyor ve de bozuk para zor bulunuyormuş. Şimdi bizdeki İstanbul Kart gibi Sube Kart başlamış. Otobüs, metro vs. her yerde geçiyor, aklınızda olsun. Kart bedava imiş sonra bizdeki gibi para yükleniyor.