Bugün saat 13’de Vientiane, yani başkente gidiyoruz. Arzu’nun doğum günü. Sabah Hollandalı kızlar 10 otobüsü ile gittiler. Diğerleri bir kaç gün daha burada kalacaklar.

Otobüs biletini pansiyonun resepsiyonundan aldık. Garaja kadar gitmeyelim dedik, ama bizim VIP başka VIP çıktı. Biz önceki gün geldiğimiz otobüse bineceğimizi zannederken, bu yerel bir acentanın sırt çantalılar için düzenlediği özel bir sefer idi. Otobüs bir öncekinden daha da döküktü. Bir saat Vang Vieng’in içinde dolaşıp sırt çantalıları topladık. Şansımıza toplama bizim otelden başladı da, en öne kurulduk.

Bu sefer biraz hızlı yol aldık, önceki gün 150 Km. 5 buçuk saat sürmüşken, bugün yine 150 Km olan yol 3 buçuk saat sürdü. Burada, yollarda problem, bozuk olması kadar motosiklet yoğunluğu. Bütün gün boyunca iki tane normal otomobil gördük, gerisi kamyon ve otobüsler hariç ya pikap ya da cip. Onlar da tek tük geçiyorlar. Başkente gelince lüks cip ve pikap sayısı arttı ama geniş yollar boş sayılır. Binek otomobil yine çok az görülüyor.

Vientiane’e akşam üstü vardığımız için kalmak istediğimiz yerler doluydu. Epey dolandıktan sonra iki cadde içeride Dragon Hostel’de yer bulduk, oda güzel, temiz ve geniş. Ama fiyatı bütün Laos’ta olduğu gibi biraz fazla, 22 dolar.

Akşam bir şeyler yemeğe giderken Hollandalı kızlarla karşılaştık. Birlikte bir ATM’e gittik. Önümüzde para çeken Amerikalı çift bizi tanıdı, Luang Prabang’ta birlikte şelaleye gitmişiz. Bu arada Amerikalı amcam kartını kaybetti, adam hatırlamıyordu ama makineye kaptırdığını tahmin ettik. Yan binadan güvenlik geldi, cep telefonu ile sağı solu arayıp adama yardım etti. Garip bir durum oldu. Ertesi gün adamı gördük kartı makinede imiş, bir gün harcadıktan sonra geri alabilmiş.

Vientiane ilk izlenim olarak pek hoşuma gitmedi. Ne bileyim etraf fazla boş gibi. Turistik alanda sadece turistler, bir kaç caddeye yayılmış onlara hizmet eden Batı tarzı yerel soslandırılmış yerler, o kadar. Keşke Vang Vieng’te bir gün daha kalsaydık ama Vietnam’a vize almam lazım. Bir de burada turistleri kendi çaplarında acayip kazıklıyorlar. Türkiye’ye göre fiyatlar yarı yarıya ama buranın düzeyine göre üç dört kat fazla.

Vientiane, Mekong nehri kıyısında, nehrin karşısı Tayland. Bu yüzden Tayland telefonları sahilden çekebiliyor. Asıl şaşırtıcı olan bizim 542’li Vodafone bir Laos şirketi üzerinden çalışmaya başladı.

Sahilde Mekong Dock’da bizim Boğaz restoranlarına benzeyen bir yerde Arzu’nun doğum günü şerefine bir yemek yedik. Bir dolu tabak karides “pahalı”, beş lira ve lezzetli idi.

YORUM | SORU | KATKILAR

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya adınızı giriniz