Sabah 60 bahtlık kahvaltılardan birini nehir kenarındaki bir yerde yaptıktan sonra bir süpermarkete uğradık. Türkiye’ye dönünce karşılaştırmak için bazı fiyatları not ettim. Özellikle bizde olan ürünleri seçtim. İlk izlenimlerim ürünlerin %30 ila %50 arası daha ucuz olduğu.

Öğleden sonra bir tuk tuk kiralayıp Ayutthaya’nın meşhur Unesco listesinde olan Wat’larını (tapınak) görmeye gittik. Fiyat; saati 200 Baht. Biz iki saat dedik. Tut-tukçu efendi biri olduğu için 500 Baht verdik. Acayip sevindirik oldu.

Bu arada yarın sabah için Chiang Mai’ye otobüs bileti aldık. Sabah 8.00’da yola çıkıyoruz. 10 saat sürüyormuş. Adam başı 550 baht (20 YTL) verdik, biliyoruz bizi kazıkladılar. Ama 5- 10 YTL için bilet peşinde koşmaya üşendik.

Akşam Tony’s Place’de yemek yedik, şimdide karşısında bulunan İnternet Kafe’den yazıyorum. Tony’nin yeri hoş bir yer. Tavsiye ederim.

Ayutthaya 1350 yılında Kral 1. Ramathibodi tarafından kurulmuş. Burmalılar tarafından 1767 yılında yıkılıncaya kadar da ülkenin başkentliğini yapmış. 1969 yılında bölgede restorasyon çalışmaları başlamış. 1991 yılında ise UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmış.

Atyutthaya 3×2 km. dikdörtgen seklinde etrafı nehirlerle çevrili bir ada. Bu adanın içinde ve civarında turistik olarak en az 20 tane tapınak var. Biz iki saat içinde ve seçimi tuk-tukçuya bırakarak beş tanesini gezdik. Bu arada “Wat” tapınak demek. Bunlar: Wat Na Phra Mehn, Wat Chai Wattanaram, Wat Lokaya Sutha, Wat Phra Ram ve Wat Mahathat. Wat Ratchaburana’nin ise sadece önünde durup fotoğraf çektik. Rehber kitaplarda önemli olarak bahsedilen Wat Phra Si Sanphet, Wat Phanan Choeng, Golden Mountain Chedi ve Wat Yai Chai Mongkon’u ise gezmedik. Hepsini gezmek isteyenler not etsin. Wat’ların çoğuna giriş ücreti alıyorlar, çoğunlugu 30 B. yani 1 YTL civarında. Wat’lara aynı camilerde olduğu gibi kısa etek, askılı elbise, şortla kabul etmiyorlar ve ayakkabılar çıkartılıyor. Bazı watlar bir örtü veya kapalı elbise temin ediyor.