Gün bizi unutmaları ile başladı, meslek icabı çok geç olmadan farkına vardım. Mini otobüs geri geldi. Daha sonra milleti tıkıştırdıkça tıkıştırdılar, en sonunda pesimize ikinci bir minibüs takıldı. Ama bizde de daily turlar böyle olduğundan pek takmadık.

Tura Citadel’i ziyaret ederek başladık. 2×2 Km, surlarla çevrili bu alan, 19. yüzyılda Hue başkent olduğu zaman Kraliyet Sarayı, yani yasak şehir olarak inşa edilmiş. Son kralın yaşadığı yer. Sosyalist devrimde müze olmuş. Aslında daha çok yapı varmış ama 1968 yılında, Amerikalılar savaşta bombalamışlar, bir kaç bina zor kurtulmuş. 1993 yılında ise UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmiş.

Sonra bir ev ziyareti yaptık ama burası rehberin giriş parası diye adam başı topladığı 50 kuruşları cebine atmak için uydurduğu bir ziyaretti. Meslektaşımız para kazansın diye sesimizi çıkarmadık, bizden başka bir Hollandalı çift olayı fark etti ve bizim gibi sonraki girişlere katılmadı.

Üçüncü ziyaret kral mezarlarından Tu Duc oldu. Giriş ücreti 3 YTL kadar. Burada böyle bir sürü kral mezarları var, programlarda 4 tanesini koyuyorlar ama sadece Tu Duc yeterli ve en güzeli. Zaten rehbere söyledik kalan üçünden sadece birine daha gittik.

Turun sürprizi, Payzın ile tanıştık. Minibüste Koreliler alışkanlıkları olduğu üzere her ziyaretten sonra koltuk değiştirince, yemeğe giderken, en arkada yalnız gezen kızın yanında yer kaldı, böylece bir ay sonra bir Türk’le karşılaştık.

Öğlen yemeği bana pek uymadı, biraz pilav lapası yedim o kadar. Payzın ise Malezya yemekleri yanında bunlar süper dedi. Aslında alışkanlık meselesi, belki bir kaç ay burada kalsam ben de hepsini yerdim.

Payzın bir buçuk senedir Malezya’da yaşıyormuş ve fırsat buldukça yakın ülkeleri ziyaret ediyormuş. Hoi An’dan geliyormuş, deniz güzelmiş, onunla karşılaşmamız iyi oldu.

Yemekten sonra önce Minh Mang’ın mozolesini sonra da çocuk rahiplerin bir ayinine şahit olduğumuz Thien Mu Pagodasını ziyaret ettik. Pagoda’da çocuk rahipler ayin yapıyorlardı, çocukların saç kesimlerinin herhalde bir anlamı vardı, onu da görmüş olduk.

1963 yılında Budist rahip Thich Quang Duc’un güney rejimini protesto için aşağıda görülen otomobille kendini yaktığı yere geliyor. Bu olay Vietnam konusunda Batı kamuoyunun gözünü açıyor. Google bir arama yaparsanız, bu olay anını bulabilirsiniz. Fotoğraftaki hatun ise, gün boyunca gittiğimiz her yerde vardı. Özel bir fotoğrafçı tutmuş, her noktada fotoğraf çektirdi. Bazı yerlerde şekilden şekile girerek kendince şuh pozlar verdi.

Pagoda ziyaretinden sonra dragon tekne ile nehirden şehire geri döndük.  Nehir gezisi yarım saat sürüyor.

Gece Hanoi’deki İtalyan restoranın buradaki şubesine gideceğiz, %10 indirimimiz var. Bugünde böyle geçti.

Burada Hue’de bir de DMZ dedikleri, arındırılmış askeri alan turu var ama gitmeyeceğiz. Buralara gelenler, vakitleri de varsa deneyebilirler.

PAYLAŞ
Önceki İçerikHue’ye varış
Sonraki İçerikHoi An, varış

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya adınızı giriniz