Dün taksi ile geldiğimiz dolmuş durağına bu sefer yürüyerek gittik. Dolmuşa Tunus’da Fransızca “louage” (okunuşu luaj) deniyor. Bugün Dougga’yı ziyaret edeceğiz. Dougga Tunus’un en iyi korunmuş Roma şehri, yani Tunus’un Efes’i dersek daha iyi anlaşılır. Le Kef’ten Dougga’ya gitmek için önce Tebersouk’a gidip bir taksi tutmak lazım. Tebersouk ise başkent Tunus, onların deyişiyle Tunis yolu üzerinde…

Dolmuşta ilk biz varız, epey bekledikten sonra bir kaç kişi geldi. Sabah dolmuşta beklerken gözümüze dün indiğimizde bizi karşılayan değnekçiye kim olduğumuzu soran kadınlar çarpıyor. Streç eşofmanları, boyalı yüzleri, hareketleri, malum mesleğin işçileri olduğunu belli ediyor. Bunu neden yazıyorum. Tunus deyince bizde, çöl, bedeviler, Müslüman Arap ülkesi olduğundan Suudi Arabistan gibi bir imaj olduğunu hissettim. Mesela, ilgimi çeken bir olayda kadınlarda bizdeki gibi kaç göç olayının olmadığı. Başı bağlı da olsa, dolmuş erkek yanına oturma, sıkışma, ne bileyim hareketler, bakışlar, Türkiye’de, özellikle Anadolu’da olduğu gibi değil. Rahatça diyebilirim ki daha serbestler.

Dönelim dolmuşa, yani luaja… tam dolmuş doldu kalkıyorduk. Sakallı, biri geldi “Tunis, Tunis” diye sormaya başladı. Evet diyen üç-dört kişiyi de dolmuştan indirdi. Aralarında bir tartışma çıktı ama bizim şoför bir şey yapamadı. O sırada iki kişi bizim dolmuşa bindi ve eksik sayıyla da olsak yola çıktık. Anladığımız bizim dolmuşum Tunis’e direkt yolcu alamadığı oldu.

Tebersouk’ta sırt çantaları ile inince hemen köye giden dolmuşu gösterdiler. 15 dinar istediler, 10 dedim. Ama dönüşte yine 15 verdik. Neyse köy dolmuşu normal yolcularını indirdikten sonra bizi müzenin girişine bıraktı. Sırt çantalarımıza da indirdik ve müze gişesine emanet ettik. Minibüsünde 2 saat sonra gelmesini söyledik.

Dougga’yı ziyaretin bir başka yolu da Tebersouk’a gelmeden yol ayrımında inmek. Ama o üç kilometrelik mesafeyi o sıcakta yürümek, sanırım pek akıllıca değil.

Dougga, belki Efes gibi göz alıcı binaları yok ama oldukça iyi korunmuş olarak günümüze gelmiş. Arzu buraya gelmeye pek istekli değildi. Zaten hayatımız eski Roma şehirlerinde geçiyor. İki saat dolduğunda nefes nefese kapıya döndük. İkimizde, profesyonel rehberler olarak, burayı rahatça gezmek için en az üç saatin gerektiğini düşündük.

Yol boyunca irili ufaklı başka ören yerleri de gördük. Tunus sanırım her şeyi deniz, kum ve güneş turizmine göre düzenlemiş. Bence ellerindeki bu hazineyi daha iyi değerlendirmeliler.

Köy dolmuşu ile on dakika mesafede ki Tebersouk’a döndük ve Tunus (Tunis) dolmuşuna transfer olduk. Dönüş yolu paralı bir otoban. İki saatten az bir sürede Tunus’a ilk ayak bastığımız başkente vardık. Bazı rehber kitaplarda bu yolu üç buçuk saat gibi yazdıkları için, geldiğimizin ikinci günü, Tunus’dan buraya günübirlik gelme planını iptal edip başkentte kalmıştık. Gördüğümüz kadarı ile bu olabilirmiş. Ama diğer yandan, bir gece de kalsak El (Le) Kef’i gördük, ki şehir oldukça hoşumuza gitti.

Tunus’a varınca hemen bir taksi ile daha önce kaldığımız Transatlantique otele döndük. Taksici bagaja 2 dinar ekstra ücret alındığını söyledi. Bu olayı bildiğimiz için itiraz etmedik. Yolda gayet büyük bir su kemeri gördüm, Roma olmalı ama bununla ilgili bir bilgiye rastlamadım.

Otelde tanımadığımız bir resepsiyoncu vardı ve fiyatı 2 dinar fazla söyledi. Biz de geçen hafta kaldığımızı söyleyip faturayı gösterince fiyatı düzeltti ve ayrıca pasaporta gerek yok, kaydınız var dedi.

Yine üçüncü kattayız, bu sefer öbür köşedeyiz. Soğuk su, cılız da olsa var. Aslında ikinci katta su sorunu yok, ama anladığım kadarıyla, ikinci katı başka işlere ayırıyorlar. Aileleri de üçüncü kata veriyorlar. Daha önce söyledim, otelde, çevredeki pavyonlarla bağlantılı epey bir hareket var ama oldukça düzgün, kalburüstü görünüşlü müşteriler de kalıyorlar. Aslında ben başka bir yeri gözüme kestirmiştim ama Arzu yorgun olduğundan bir an önce bir yere başımızı sokalım dedi. Bu durumlarda alıştığın yer, her zaman en iyi yerdir.

Biraz dinlendikten sonra, bir taksiye atlayıp yeni açılan Carrefour’a gittik. Carrefour göletin öbür tarafında, havaalanına yakın. Normalde taksicinin sol yakadan gitmesi gerekirdi ama açıkgözlük yapıp yolu uzattı. Bu da taksimetreye iki-üç lira fazla yazdırdı. Aslında parası bir şey değil ama salak turist yerine konulmak, insanı kıl ediyor.

Cuma akşamı dolayısı ile de olacak ortam oldukça kalabalık. Otopark tamamen dolu. İçeri girdik, bir kaç şeye bakındık. İki genç yanaştı, kısa bir tanışma faslından sonra sadede geldiler. Cuma akşamı sadece yabancılar pasaport göstererek alkollü içki alabiliyormuş. Akşam partileri varmış, yardımcı olmamı istediler. Ben de Arzu’yu çağırdım, daha yeni içeri girdiğimizi söyledik, falan. Tedirginliğimizi anladılar ve üstelemediler. Sonra içki reyonuna yaklaştık, kapıda bir güvenlik elemanı, etrafında bir sürü adam, “n’olur abi bir gireyim modunda” yalvarıyorlar. Güvenlik ise “vallah kontrol” gibi bir şeyler söylüyor. Biz yaklaşınca pasaportları sordu. Pasaportlar sırt çantasında, çantaları bantladılar, derken arkadan birisi kafasıyla “al bunları” işareti yaptı, olay çözüldü. Fiyatlara bakıp çıkarken, az önce benden yardım isteyen genç Portekiz pasaportu gösteren biriyle içeri giriyor. Bana da her şey yolunda işareti yapıyor. Daha sonra bu elemanı iki arkadaşı ile kasa kasa bira taşırken gördüm.

Carrefour’dan epey bir alış veriş yapıyoruz. Edan ve Camembert peynirleri, rende peynirler, mikro zeytin ve zeytinyağı vs. alıyoruz. Peynir kuyruğunda beklerken yanımızda bekleyen bir kızla barlar hakkında konuşmaya başlıyoruz. Sonra kız İspanyol çıkıyor, yanında Tunuslu bir arkadaşı var. Şimdi tatile gelmiş ama daha önce burada üç yıl yaşamış. Sepeti şarap dolu. Yabancı olduğumdan her cuma alkollü içkileri ona aldırıp, evlerde parti yapıyorlarmış. Ama gittikleri barlarda varmış.

Dönüş için taksi bulmakta zorlanmıyoruz. Gördüğüm kadarı ile yerel insanlardan da epey bir taksi ile gelen var. Bu sefer taksici kısa yoldan dönüyor. Beş dinara otele dönüyoruz.

Gece, saat kulesinin fotoğraflarını çekiyorum. Cafe Paris’te oturarak günü bitiriyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen buraya adınızı giriniz